Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yemen savaşının başlamasından bu tarafa tam 6 ay geçerken, Suud rejiminin savaş talep edenlerinin asıl kurbanları olan siviller onların müttefikleri ve hamileridir. Siviller arasında Yemenli çocuklar diğerlerinden daha fazla büyük tehditlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Gıda yetersizlikleri, çeşitli hastalıklar, tahsil ve eğitimden mahrum kalmak, ailelerin kaybedilmesi, güvensiz kentlerde avarelik, bunun bariz örneğidir ve Suud rejimi ve müttefik ülkelerin adil olmayan savaşın neticesinde Yemenli çocukların karşı karşıya kaldıkları en önemli tehditleri terör örgütlerinin çocukları kendine bağlamalarıdır. UNICEF'in sivil insanların yakalandıkları hastalıklarla ilgili verileri, 15 yaşın altındaki 2.5 milyon Yemenli çocuk kızamık hastalığına yakalandıklarını ve bunların felç hastalığı tehdidi ile karşı karşıya kaldıklarını ortaya koyuyor.
BMT raporuna göre, bugüne kadar 4500 Yemenli sivil insan hayatlarını kaybederken bunlardan 500'nü çocuklar oluşturmaktadır ve 25 milyonluk Yemen nüfusundan yüzde 80'i kıtlıkla karşı karşıyadırlar ki, bu sayının yaklaşık 2 milyonu ise Yemenli çocuklardan oluşmaktadır.
Arabistan ve bu ülkenin müttefiki ülkeler Yemen'e karşı kara harekatına kalkıştılar ve bu kara harekatı ile birlikte Suud rejiminin Halid Baha'nın Yemen'e geri dönmesine dair yoğun medyatik propagandaları ve psikolojik savaşı ile karşılaşıldı. Halihazırda şu soruları sorabiliriz; Arabistan ve müttefikleri hangi amaçlarla Yemen'e karşı kara harekatına kalkıştılar? Yemen'e karşı kara harekatı ile Halid Baha'nın Aden'e geri dönüşü arasında ne gibi bir bağlantı mevcut? Ensarullah'ın Suud rejiminin girişimlerine yönelik siyasi ve askeri stratejileri nelerdir?
Gerçek şu ki, Ensarullah'a karşı yoğun baskıların uygulanması ve müstafi bakanlar kurulunun Güney Yemen'deki varlıkları yönündeki zeminin hazırlanması Arabistan'ın Yemen'e karşı kara harekatına başlamasının başlıca nedenidir. Güney Yemen'deki şahsiyetlerin güç gösterileri ve onların güneydeki kabileler arasına nüfuz etmeleri ve El-Kaide grubunun Güney Yemen'de konuşlanmalarını dikkate alarak; Suud rejiminin bakış açısı, ülkenin kara kuvvetlerinin Güney Yemen bölgelerinde konuşlanmaları, Yemen'in başkenti Sana'ya yaklaşmaları zeminini hazırlayacaktır şeklinde ifade edilebilir. Arabistan, Katar ve BAE kara kuvvetlerinin Güney Yemen'de konuşlanmaları ardından Yemen'in müstafi başbakanı Halid Baha son altı ayda ikinci defa Aden'e geri döndü ki ikinci seferinde 7 bakanı da birlikte varlık sergilediler. Bu gelişme Suud rejimi ve ona bağlı müttefik ülkelerdeki basın yayın kuruluşlarında büyük gündem oluşturup önemli yankı uyandırdı ve bu süreç Yemen gelişmelerinde doruk nokta sayılmaya başladı.
Bu bağlamda Yemen'in müstafi başbakanı Halid Baha Aden'e gelmesinden sadece bir gün sonra 7 bakanının bulunduğu 'küçük kabine' adlı bakanlar kurulunu oluşturdu. Son haftalarda Arabistan hükümeti kendisi için bir yardımcı tayin etmek amacıyla Mansur Hadi'yi baskı altına tuttu ve Mansur Hadi tüm muhalefetlere rağmen Halid Baha'yı yardımcı olarak atamak zorunda kaldı. Öte yandan kitle iletişim araçları da Mansur Hadi'nin görevden çekilmesi için Riyad grubu arasında mutabakatın sağlandığını bildirdiler. Bu yüzden de Halid Baha'nın Aden'e gelmesi Mansur Hadi'nin siyasi hayatının son bulması ve onun Riyad yönetimi için tüketim tarihinin son bulması içindi.
Ensarullah hareketinin Suud rejiminin girişimlerine yönelik askeri ve siyasi stratejisi nedir? Şu soruya verilecek tek yanıt, Ensarullah hareketinin bu yöndeki askeri ve siyasi stratejisi, Yemen'de insani krizin arttırılmasının engellenmesi hedefiyle siyasi çözüm yolunun bulunması ve direnişin sürmesidir.
Ensarullah hareketi ve onun müttefikleri askeri açıdan Arabistan'ın Yemen ile olan sınır bölgelerindeki stratejik derinliklerinde konuşlanmaları sürecinin devam etmesi Arabistan cephesine darbe indirmek için Scud füzeleri başta olmak üzere en üstün ve ileri teknolojiye sahip olan füzelerden yararlanmaktalar. Bu stratejinin en bariz örneği, 1 Eylül gününde yaşandı o da, bir günde onlarca Suud, Katar ve BAE askerleri ölmeleriydi ve bunun devamında birçok Suudlu ve onun müttefiki olan ülke askerleri Ensarullah hareketi güçlerince esir alındılar. Siyasi açıdan Arabistan ve müttefik ülkeleri Yemen karşıtı savaşa yönelik mihver gücü bakış açısına sahiptirler ve onların siyasi saygınlıkları Yemen savaşında zafer elde etmelerine bağlıdır. Ensarullah hareketi ve onun müttefikleri Yemen'deki krize insani ve milli bir bakış aşısına sahiptirler.
Ensarullah hareketi Yemen'deki insani facianın artmasını engellemeyi kendisi için en önemli öncelik saymaktadır. Buna göre Ensarullah hareketi BMT Yemen işleri özel temsilcisi İsmail Veled El-Şeyh ile BM Güvenlik Konseyi'nin çıkardığı 2216 sayılı bildirisi muhtevasına göre on maddelik bir mutabakat konusunda anlaşmaya vardılar. Ensarullah hareketi Güney Yemen başta olmak üzere Yemen'in diğer kentlerinden geniş kapsamlı ateşkesin sağlanması ve geri çekilmeyi kabul etti. Adı geçen mutabakata göre Yemenli tüm gruplar ve taraflar ellerindeki tüm ağır silahlarını ülkenin mevcut hükümetine geri vermeleri gerekir. Uluslararası tüm teşkilatlar insani yardımların ulaşması için ciddi bir şekilde girişimlerde bulunacaklar. Öte yandan IŞID gibi terör örgütleriyle mücadele edilmesi için ulusal bir plan hayata geçirilecektir.
Ensarullah'ın stratejisi: mutlak menfaatlerin temini için nisbi menfaatlerden vazgeçilmesi
Ensarullah hareketinin şimdiki şartlarda yenilgiyi bir bakıma kabul ettiğini söyleyebiliriz ancak gerçek şu ki; Ensarullah hareketinin siyasi esnekliğini dikkate alarak bu hareketin mutlak menfaatlerini büyük hedeflere ulaşmak için nisbi menfaatlerine tercih ettiği anlaşılıyor. Ensarullah hareketi Yemen'e karşı başlatılan savaşın ilk günlerinde ülkenin güney kesimlerini denetim altına alma gibi bir niyeti ve amacı yoktu ve daima eski rejimin Güney Yemen'e yönelik ayırımcı siyasetlerini eleştirmiştir. Gerçekte Ensarullah hareketi ve Güney Yemen'deki diğer hareketler Yemen'deki iktidara yönelik ayırımcı yapısı konusunda ortak bir düşünceye sahiptirler. Ensarullah hareketi ile BMT Yemen İşleri Özel Temsilcisi İsmail Veled El-Şeyh arasında sağlanan on maddelik mutabakat anlaşması bu hareketin ülkede meydana gelen gelişmelerde meşru bir oyuncu olarak resmiyete tanımaktadır. Bir başka deyişle Ensarullah hareketi Mansur Hadi ve Abdullah Salih gibi Yemen'de inzivaya itilemeyeceği anlaşılıyor. Bu da bir gerçek ki, Ensarullah hareketi adı geçen mutabakatı kabul etmekle Yemen'deki buhranlı durumun iktisadi ve güvenlik açılarından daha kötü olmasını engellemeye çalışıyor.
Yemen aleyhindeki savaş yanlısı koalisyon güçlerine bağlı kitle iletişim araçlarının tüm propaganda faaliyetlerinin aksine, Yemen'de yeni meydana gelen gelişmeler; Arabistan'ın Yemen'e karşı askeri müdahalesi, hamilerinin çıkarları doğrultusunda mevcut dengenin değişmesine neden olmaktan çok, Ensarullah hareketinin siyasi yönetimi doğrultusunda olduğunun göstergesidir. Halid Baha'nın Aden'e gelmesi ve Mansur Hadi'nin Riyadda olması, Ensarullah hareketi ile BMT Yemen İşleri Özel Temsilcisi İsmail Veled Elşeyh arasında sağlanan on maddelik mutabakat anlaşmasının hayata geçeceğinin göstergesidir. Adı geçen mutabakat anlaşmasına göre, Ensarullah hareketi Yemen'in güneyi başta olmak üzere Yemen'in diğer kentlerinde ateşkesin sağlanması il birlikte adı geçen kentlerden geri çekilmeyi kabul etmiştir. Halid Baha'nın Aden'de bulunması, Ensarullah hareketinin Mansur Hadi'yi Yemen'deki mevcut dengeden silinmesini istemesi amacını güttüğünü göstermektedir.
Gerçek şu ki, Ensarullah hareketi Yemen'de insanların ölmelerinin engellenmesi için diğer hareketlerden daha çok Yemen'deki buhranın son bulmasına çalışmaktadır. Halid Baha ve onun müstafi bakanlar kurulundaki bakanların Aden'de varlıkları ile; Ensarullah hareketinin Yemen krizinin çözümlenmesi için müzakerelerin başlamasını isterken, diğer yandan Güney Yeme'nin güneylilere devredilmesine çalışıp San'a ve Kuzey Yemen bölgelerine musallat olmaya çalışmaktadır. Halid Baha ve onun küçük kabinesi Güney Aden'e girmeye çalıştıkları ve ilk toplantılarını başlatacakları bir sırada, bu kentteki siyasi altyapısı büyük sorunlarla karşı karşıyadır. Güney Yemenliler ülkede iktidarın asıl taraftarlarıdır ve Halid Baha hükümeti güney hükümeti değildir. Üstelik San'anın müstafi hükümetidir. El-Kaide güçlerinin Yemen'in güney kesimlerinde güçlü faaliyetleri vardır. Halid Baha'nın müstafi hükümetinin Güney Yemen'de bulunması Yemen gelişmelerinde bir değişim göstergesidir ki bu Ensarullah hareketinin yeni taktikleri ve yönetim şeklinin uygulanması neticesinde hayata geçmiştir.